ikinci kez Türkiyeyi Avrupa'ya tanıtmak için yola çıkıyoruz!..

16.07.2010/10:01:35

Atatürk'ün Türkiye'yi Avrupa'ya tanıtmak için kullandığı “Yüzer Sergi Projesi” yeniden hayata geçiriliyor. Proje tanıtımı geçtiğimiz ay Baş müzakereci Egemen Bağış tarafından yapılan “Yüzer Sergi Projesi”, Türkiye’nin AB’ye tam üye olması ile Avrupa’ya katacağı potansiyelin somut olarak gösterilmesini amaçlıyor.

“Türkiye Yüzer Sergisi” çerçevesinde, içerisinde Türkiye'yi tanıtan her türlü ürünün ve sergilerin yer aldığı bir gemi, gelecek yıl Avrupa'yı dolaşacak. Gemi, 7 Mart - 21 Nisan 2011 tarihlerinde, Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin 14’ünde yer alan, 15 ayrı limanda 2'şer gün kalacak. Serginin AB üyesi ülkelerin toplam 500 milyonluk nüfusunun 420 milyonuna ulaşabilecek potansiyel taşıdığı belirtiliyor.

“TÜRKİYE YÜZER SERGİSİ” GOSB’DA DA TANITILDI

KOCAELİ- GOSB’da gerçekleştirilen toplantıda, Avrupa Birliği Uzmanı Dr. Can Baydarol AB – Türkiye ilişkileri konusunda bir konuşma yaparak bu projenin Türkiye – Avrupa Birliği ilişkilerine sağlayacağı katkılardan bahsetti. Baydarol, Atatürk’ün 1926 dünyada bir ilk’i gerçekleştirdiği Seyr-i Türkiye gemisi ile 2011 yılında sergilenecek ürünlerde çok büyük farklar olduğunu, üretim anlayışının çok geliştiğini, değiştiğini belirtti.

Projenin programı ve diğer ayrıntılar Organizasyon Komitesi Başkanı Oktay Ülkügüner tarafından açıklandı, Ülküner ayrıca katılımcılardan gelen soruları cevapladı.

ATATÜRK, SEYR-İ TÜRKİYE İLE  DÜNYAYA TANITTI

Cumhuriyeti kurduktan sonra o muhteşem eserini dünyaya tanıtmaya başladı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve bunun için muhteşem bir yöntem ortaya koydu... Dünyada bir ilki yaptı ve Seyr-i Türkiye 12 Haziran 1926'da İstanbul’dan demir aldı, 86 günde 12 ülkeyi dolaşarak Türk Kültürü’ne ait güncel ve tarihi donanımla seferini tamamladı.

BİRÇOK ÜNLÜ İSİM GEMİDEYDİ

İstiklâl Marşı’nın bestecisi Zeki Üngör, Milletvekili Mebrure Gönenç, Orhan Veli’nin babası müzisyen Veli Kanık ve Celal Bayar’ın oğlu Refi Bayar gibi birçok aydının içinde yer aldığı Seyr-i Türkiye o dönemki Türkiye’nin Avrupa’ya açılan bir kapısı olarak tarihteki yerini aldı…

SEYR-İ TÜRKİYE VE KARADENİZ GEMİSİ 

4.731 gros tonluk Karadeniz gemisi, Avrupa yolculuğu öncesinde Haliç’e alınarak 3 ay boyunca bakım ve onarımdan geçti. Sefer kabiliyetini artırmak amacıyla her yeri elden geçirilen gemide, teksimatı Mimar Asım Bey tarafından yapılan satış ve numune daireleri oluşturuldu.
Satış dairesine tekel ürünleri, İş Bankası şubesi, Kütahya Çinileri, halılar, Hacı Bekir lokumları, kehribar ve kıymetli taşlarla yapılmış süslemeler, yerli bezler ve işlemeler, sanayi nefise meşheri ve antikalar yerleştirildi. Numune dairesinde ise hububat, tıbbi ilaç, ahşap ve deri mamülleri, Beykoz fabrikası ürünleri, madenler, Bursa ve Hereke kumaşları teşhir edildi.
Geminin sigara salonu, istihbarat bürosu olarak ayrıldı. Kışlık bahçesine TCDD’nin reklamları kondu.
Seferde, bir süvari, bir 2. kaptan, üç 3. kaptan, 7 güverte zabiti kaptan, bir doktor, 2 telsiz memuru ve 7 makine zabiti görev aldı.
Kamaralarda çalışacaklar, güverte ve makina görevlileriyle birlikte toplam 125 kişilik bir kadro oluştu.
95 kişilik sergi heyeti ve memurlarının yanı sıra, 47 kişilik Riyaset-i Cumhur Orkestrası, iaşe işleriyle meşgul olan 18 kişi de dahil edildiğinde, sefere toplam 285 kişi katıldı.
Limanlara giriş-çıkış için 44 kılavuz kaptanın eşlik ettiği Karadeniz gemisinin seferi, 40 gün 16 saati seyir, 16 gün 6 saati limanda olmak üzere toplam 86 gün 22 saat sürdü. 2.778 ton kömür tüketerek 9.986 deniz mili kat eden gemi, 12 Avrupa ülkesinin 16 limanına uğradı.

Gemide 16 balo düzenlendi, hariçte 36 ziyafete iştirak edildi.

Sefer masraflarının 600.000 lira olduğu, bütün limanlarda gemiyi ziyaret edenlerin 65.000 kişiye ulaştığı tahmin ediliyor.