yokettiler
Spor
(İHA) - İhlas Haber Ajansı |
07.09.2011 - 18:42, Güncelleme:
03.09.2022 - 16:01
yokettiler
Yazdığı kitabının fotokopisini almak için hükümlü olduğu Sincan F Tipi Cezaevi idaresine başvuran Halil Gündoğanʹa, "Biz çekemeyiz, ziyaretçine veririz onlar çeksin" yanıtı verildi. Ancak idare teslim aldığı kitap taslağını ne ziyaretçilerine ne de Gündoğanʹın kendisine iade etti. Gündoğan bu durumun farkına vardığında ise eline "Disiplin Kurulu Kararı" tutuşturuldu. Üstelik itiraz süresi de geçmişti.
Türkiyeʹyi sarsan firarilerdendi
Halil Gündoğan 12 Eylül mağdurlarından. Darbe döneminde siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklandı, yüzlerce insan gibi idamla yargılandı. Metris askeri cezaevine konulan Gündoğan, 1988 yılında 28 arkadaşıyla birlikte tünel kazarak firar etti. Bir süre Avrupaʹda kaldıktan sonra Türkiyeʹye döndü ve 1995ʹte yeniden cezaevine girdi. Gündoğan, yaşandığı yıllarda gündemi sarsan firar olayını ve anılarını 2005ʹte "Metrisʹten Munzurʹa Bir Firarinin Öyküsü" adıyla kitaplaştırdı.
Fotokopi çektirmek için aldılar geri vermediler
Halil Gündoğan, bir yıl içinde ikinci baskısını yapan ilk kitabının ikinci cildini, hükümlü olarak kaldığı Sincan F Tipi Cezaeviʹnde yazmaya koyuldu. Gündoğan, 200 sayfasının yazımını tamamladığı kitabının fotokopisini çektirmek üzere kitabı 15 Temmuzʹda cezaevi idaresine teslim etti. Ancak kendisine, "Biz çekemeyiz, 20 Temmuzʹda gelecek ziyaretçilerine veririz onlar çeksin" yanıtı verildi.
Gündoğanʹın beklediği gibi 20 Temmuzʹda teyzesi ziyaretine geldi. Dosyayı fotokopi çektirmek için cezaevi idaresinden almak için epeyce çaba sarf eden teyzesi Naime Öztürkʹe, "incelemeden veremeyiz" yanıtı verildi. Bu kez 27 Temmuzʹda Gündoğanʹın ziyaretine gelen dayısı dosyayı almak isteyince onun aldığı karşılık da "inceleme daha bitmedi" olur.
"Mektubu Yok Et" kararı
Halil Gündoğan bütün bu olanları, idarenin "26 Temmuzʹda Komisyonumuza gelen…" diye başlayan belgesinden öğrenir. Çok geçmeden 5 Ağustosʹta da "Disiplin Kurulu Kararı" kendisine tebliğ edilir. Gündoğanʹın kitabı "suçu ve suçluyu övdüğü" iddiasıyla "sakıncalı" bulunur. Kitap hakkında, "Mektubu Yok Et" kararına varılır.
Kararın altında da Sincan F Tipi Cezaevi Müdürü Celalettin Konca, İdare Memuru Çiğdem Demir, Öğretmen Alev Birisbek, Psikolog Essin Ahmed, Sosyal Çalışmacı İlyas Erdinç Yılmaz ve İnfaz Koruma Sorumlusu Zeynel Çolakʹın imzası bulunmaktadır.
Oysa, Gündoğanʹın şimdi "sakıncalı" bulunan kitabının ilk cildi böyle bir uygulama ile karşılaşmamış ve kitapçılarda serbestçe satılmakta. Gündoğanʹın kardeşi Kazım Gündoğan, ağabeyinin ilk kitabı "Metrisʹten Munzurʹa Bir Firarinin Öyküsü"nde de aynı şeylerin anlatıldığını ifade ediyor. Kitabın ilk cildi hakkında tek bir soruşturma ve inceleme başlatılmamışken bu uygulama ile karşılaşmalarının cezaevi idaresinin keyfi bir uygulaması olduğunu ifade eden Gündoğan, "İdare bir uygulamayla ʹMektubu Yok etʹ kararı alabiliyor. Bu yasakçı ve keyfi uygulamayı demokratik kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunuyorum" dedi.
Yazdığı kitabının fotokopisini almak için hükümlü olduğu Sincan F Tipi Cezaevi idaresine başvuran Halil Gündoğanʹa, "Biz çekemeyiz, ziyaretçine veririz onlar çeksin" yanıtı verildi. Ancak idare teslim aldığı kitap taslağını ne ziyaretçilerine ne de Gündoğanʹın kendisine iade etti. Gündoğan bu durumun farkına vardığında ise eline "Disiplin Kurulu Kararı" tutuşturuldu. Üstelik itiraz süresi de geçmişti.
Türkiyeʹyi sarsan firarilerdendi
Halil Gündoğan 12 Eylül mağdurlarından. Darbe döneminde siyasi faaliyetleri nedeniyle tutuklandı, yüzlerce insan gibi idamla yargılandı. Metris askeri cezaevine konulan Gündoğan, 1988 yılında 28 arkadaşıyla birlikte tünel kazarak firar etti. Bir süre Avrupaʹda kaldıktan sonra Türkiyeʹye döndü ve 1995ʹte yeniden cezaevine girdi. Gündoğan, yaşandığı yıllarda gündemi sarsan firar olayını ve anılarını 2005ʹte "Metrisʹten Munzurʹa Bir Firarinin Öyküsü" adıyla kitaplaştırdı.
Fotokopi çektirmek için aldılar geri vermediler
Halil Gündoğan, bir yıl içinde ikinci baskısını yapan ilk kitabının ikinci cildini, hükümlü olarak kaldığı Sincan F Tipi Cezaeviʹnde yazmaya koyuldu. Gündoğan, 200 sayfasının yazımını tamamladığı kitabının fotokopisini çektirmek üzere kitabı 15 Temmuzʹda cezaevi idaresine teslim etti. Ancak kendisine, "Biz çekemeyiz, 20 Temmuzʹda gelecek ziyaretçilerine veririz onlar çeksin" yanıtı verildi.
Gündoğanʹın beklediği gibi 20 Temmuzʹda teyzesi ziyaretine geldi. Dosyayı fotokopi çektirmek için cezaevi idaresinden almak için epeyce çaba sarf eden teyzesi Naime Öztürkʹe, "incelemeden veremeyiz" yanıtı verildi. Bu kez 27 Temmuzʹda Gündoğanʹın ziyaretine gelen dayısı dosyayı almak isteyince onun aldığı karşılık da "inceleme daha bitmedi" olur.
"Mektubu Yok Et" kararı
Halil Gündoğan bütün bu olanları, idarenin "26 Temmuzʹda Komisyonumuza gelen…" diye başlayan belgesinden öğrenir. Çok geçmeden 5 Ağustosʹta da "Disiplin Kurulu Kararı" kendisine tebliğ edilir. Gündoğanʹın kitabı "suçu ve suçluyu övdüğü" iddiasıyla "sakıncalı" bulunur. Kitap hakkında, "Mektubu Yok Et" kararına varılır.
Kararın altında da Sincan F Tipi Cezaevi Müdürü Celalettin Konca, İdare Memuru Çiğdem Demir, Öğretmen Alev Birisbek, Psikolog Essin Ahmed, Sosyal Çalışmacı İlyas Erdinç Yılmaz ve İnfaz Koruma Sorumlusu Zeynel Çolakʹın imzası bulunmaktadır.
Oysa, Gündoğanʹın şimdi "sakıncalı" bulunan kitabının ilk cildi böyle bir uygulama ile karşılaşmamış ve kitapçılarda serbestçe satılmakta. Gündoğanʹın kardeşi Kazım Gündoğan, ağabeyinin ilk kitabı "Metrisʹten Munzurʹa Bir Firarinin Öyküsü"nde de aynı şeylerin anlatıldığını ifade ediyor. Kitabın ilk cildi hakkında tek bir soruşturma ve inceleme başlatılmamışken bu uygulama ile karşılaşmalarının cezaevi idaresinin keyfi bir uygulaması olduğunu ifade eden Gündoğan, "İdare bir uygulamayla ʹMektubu Yok etʹ kararı alabiliyor. Bu yasakçı ve keyfi uygulamayı demokratik kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunuyorum" dedi.
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.