KUZU KUZU GELECEKLERDİ

(İHA) - İhlas Haber Ajansı | 13.07.2011 - 17:03, Güncelleme: 03.09.2022 - 16:01
 

KUZU KUZU GELECEKLERDİ

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, CHP’nin yemin krizi ile ilgili yanlış yola girdiğini belirterek “Ne yazsak geleceklerdi, gelmeleri de gerekirdi. Doğru yaptılar. Hoşgeldiler, şeref verdiler” dedi. TV8’de canlı yayına katılan Burhan Kuzu, yemin krizinin ardından imzalanan mutabakat metni ve CHP’li milletvekillerinin yemin etme kararını değerlendirdi. CHP’nin yemin etmeme kararının yanlış bir yol olduğuna vurgu yapan Kuzu, “Ne yazsak geleceklerdi, gelmeleri de gerekirdi. Doğru yaptılar. Hoşgeldiler, şeref verdiler” değerlendirmesinde bulundu.  YASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇERMİYOR Mutabakat metninde CHP’nin dayanak olarak aldığı bir paragraf olduğunu belirten Kuzu, paragrafın yasa değişikliğini gösteren bir metin olmadığını sözlerine eklerken şunları söyledi: Orada da deniyor ki, kurallar kimin elindeyse yorumlarken özgürlüklerle yine yorumlanmalı. Bu yasa değişikliğini gösteren bir metin değil. Belki mahkemelere, yasamaya, yürütmeye bir çağrı olarak düşünebiliriz. Kişileri Meclisʹe nasıl taşırız diye düşünmek doğru değil. Genel anlamda ele almak gerekir.” MEVLANA’NIN ÇAĞRISI GİBİ Kuzu BDP’nin yemin etmeme kararına ilişkin de Başbakan Erdoğan’ın “siz kendinizi dışladınız” sözlerini anımsatarak “Diyarbakır’da ne işiniz var? Gelin toplantı yeri Ankara’dır. Diyarbakır’ı üs seçmiş gibi toplantı yapıyor. Bu kötü bir tablodur. Küçülmüş Türkiye’den fayda gelmez. Mutabakat metni Mevlana’nın çağrısı gibi. Ne olursan gel diyor. Gel burada çözelim beraber diyor” diye konuştu. Kuzu, Türkiye’de yargı yüküne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Tutukluların miktarının mahkumlardan daha fazla olduğunu belirten Burhan Kuzu, “Diyelim ki tutukluluk süresini indirdiniz ve bu 5-6 kişiyi de çıkardınız. Diğer içeride kalanlar da çıkmış olacak. O zaman da bu siyaseten ne kadar doğru olur? Konuyu masaya yatırırken dünya ne yapıyorsa onlara bakarak, onu taşımakta yarar var. Mesela ben hakim açığını çok önemserim. Avrupa’da bir hakime yılda ortalama 150-200 dava düşerken Türkiye’de günde 100 küsür dava bakan hakimler var. Bu sadece bir konu. Olaya daha farklı yerlerden başlamak lazım” dedi.  
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu, CHP’nin yemin krizi ile ilgili yanlış yola girdiğini belirterek “Ne yazsak geleceklerdi, gelmeleri de gerekirdi. Doğru yaptılar. Hoşgeldiler, şeref verdiler” dedi. TV8’de canlı yayına katılan Burhan Kuzu, yemin krizinin ardından imzalanan mutabakat metni ve CHP’li milletvekillerinin yemin etme kararını değerlendirdi. CHP’nin yemin etmeme kararının yanlış bir yol olduğuna vurgu yapan Kuzu, “Ne yazsak geleceklerdi, gelmeleri de gerekirdi. Doğru yaptılar. Hoşgeldiler, şeref verdiler” değerlendirmesinde bulundu.  YASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇERMİYOR Mutabakat metninde CHP’nin dayanak olarak aldığı bir paragraf olduğunu belirten Kuzu, paragrafın yasa değişikliğini gösteren bir metin olmadığını sözlerine eklerken şunları söyledi: Orada da deniyor ki, kurallar kimin elindeyse yorumlarken özgürlüklerle yine yorumlanmalı. Bu yasa değişikliğini gösteren bir metin değil. Belki mahkemelere, yasamaya, yürütmeye bir çağrı olarak düşünebiliriz. Kişileri Meclisʹe nasıl taşırız diye düşünmek doğru değil. Genel anlamda ele almak gerekir.” MEVLANA’NIN ÇAĞRISI GİBİ Kuzu BDP’nin yemin etmeme kararına ilişkin de Başbakan Erdoğan’ın “siz kendinizi dışladınız” sözlerini anımsatarak “Diyarbakır’da ne işiniz var? Gelin toplantı yeri Ankara’dır. Diyarbakır’ı üs seçmiş gibi toplantı yapıyor. Bu kötü bir tablodur. Küçülmüş Türkiye’den fayda gelmez. Mutabakat metni Mevlana’nın çağrısı gibi. Ne olursan gel diyor. Gel burada çözelim beraber diyor” diye konuştu. Kuzu, Türkiye’de yargı yüküne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu. Tutukluların miktarının mahkumlardan daha fazla olduğunu belirten Burhan Kuzu, “Diyelim ki tutukluluk süresini indirdiniz ve bu 5-6 kişiyi de çıkardınız. Diğer içeride kalanlar da çıkmış olacak. O zaman da bu siyaseten ne kadar doğru olur? Konuyu masaya yatırırken dünya ne yapıyorsa onlara bakarak, onu taşımakta yarar var. Mesela ben hakim açığını çok önemserim. Avrupa’da bir hakime yılda ortalama 150-200 dava düşerken Türkiye’de günde 100 küsür dava bakan hakimler var. Bu sadece bir konu. Olaya daha farklı yerlerden başlamak lazım” dedi.  
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.